Birinciysen birincisindir , ikinciysen hiçbir şey...

3 Ocak 2010 Pazar

Boks Nostalji ''Oscar De La Hoya vs Felix Trinidad''




99 yılında o dönemde yüzyılın karşılaşması olarak nitelendirilen Oscar-Trinidad maçı gerçekden de öncesi sonrası ve karşılaşmanın çok ilginç ve bir o kadar da tartışmalı sonucuyla boks dünyasına damgasını vurmuştu..

Welterweight’in o zamanki en büyük 2 ismi olan Tito ve Oscar karşılaşması aynı zamanda bir unification fight olmuştu.Yani kemer birleştirme müsabakasıydı bu maç..Kısacası en büyük benim maçıydı o dönemde Oscar-Trinidad karşılaşması..Bundan 10 yıl önce belki tüm dünya bu maça kilitlenmişdi ama Türkiye’de sadece çok az sayıda kişinin ve sadece Cine 5 üyeliği olanların izleyebileceği bir maçdı..Karşılaşmadan 2 ay öncesinde reklamlar başlamıştı.Yenilgisiz 2 boksörden hangisi kazanacak,altın çocuk Oscar bir kez daha mı kazanacak yoksa Porto Riko’lu yenilgisiz sert adam mı zafere ulaşacak türünde reklamlar dönüyordu Cine 5’de..Aslında boksun her döneminde ağırsıklet müsabakaları her zaman en çok ilgiyi çeken maçlar olmuştur fakat o dönemde bu karşılaşma tüm boks müsabakalarını geride bırakmıştı..O yıl yapılan Lewis-Hollyfield maçını ise resmen katlamıştı reyting ve ortada dönen para açısından..Gerçekten büyük bir maçdı..Yani boksden anlamayan bir kişiye bile yenilgisiz 2 şampiyon kemerlerini ortaya koyuyor deseniz o bile acaba ne olacak bu maç diye izler bu maçı..Bu karşılaşma öncesinde yine Cine 5’den Orhan Ayhan’ın son raundunda nefesinin kesildiği Oscar-Quartey maçını hatırladıkca bu çocuğa hayran kalmıştım.Ike Quartey maçı da nefesleri kesmişti ama o inanılmaz son raund halen akıllardadır.Oscar resmen vurmakdan kasılmıştı kolu artık yumruk atacak hali kalmayana kadar vurmuştu Quartey’e ve çok yakın geçen bir müsabaka olmasına rağmen Oscar bu son raunddaki performansıyla 3 hakemden 2 sinin yakın kararıyla maçı kazanmıştı..Şimdi ise rakibi yenilgisiz ve aynı zamanda Welter sıkletin bir diğer kemer sahibi şampiyonu Trinidad’dı..Boksde kemer birleştirme müsabakaları çok fazla gerçekleşmez.Yani denk gelmesi lazım her şeyin..Çok nadir olur ve bildiğimiz gibi nadir olan her şey çok değerlidir..

Meksika kökenli bir Amerikan olan Oscar film yıldızları gibi ilgi görmekteydi ve o kadar meşhurdu ki haberlerden bir an olsun ismi eksik olmuyordu..Trinidad ise Porto Riko gibi mütevazi bir ülkenin çok savaşcı bir boksörüydü..Oscar’ı bu kadar meşhur ve bir boks figürü haline getiren şeylerin başında 92 Barcelona Olimpiyat’larında altın madalya kazanması ve son derece yakışıklı bir boksör olmasıydı..Bunun yanında boks yetenekleri tartışılmayacak derecede üst seviyedeydi ve çalışma azmi ve iş ahlağı da son derece iyiydi..

Karşılaşma gecesi Mandalay Bay Resort Casino ‘yu dolduran binlerin içinde çok meşhur isimleri de şu anda bile hatırlıyorum..Magic Johnson,Sylvaster Stallone,Jack Nickholson,Shaquille O’neal,Brad Pitt,Steffi Graf ve Andre Agassi çifti,Pat Riley,Michael Douglas ve daha isimlerini hatırlayamadığım onlarca ünlü isim o gün yüzyılın maçı denilen mücadeleyi izlemek için gelmişlerdi..

Karşılaşma başlamıştı ve ilk 3 raundu son derece agresif döğüşen Oscar bu agresifliğini tekniğiyle de birleştirerek kazanmıştı..Üçüncü raundun sonunda ise Trinidad’ın burnunda kanama başlamıştı ve durdurulamıyordu..Oscar hızlı bir şekilde attığı kombinasyonlarla maçı domine ediyordu ve herkes Trinidad gibi bir boksörü ne kadar sıradan bir hale soktuğundan bahsetmeye başlamıştı Oscar’ın…Karşılıklı ‘’Dog Fight’’ denilen Allah ne verdiyse türünde yumruklar da atıyordu her iki tarafda..Trinidad bir nebze de olsa dengeyi sağlasa da 9 raund sonunda Oscar net bir şekilde öndeydi..9 raundun net bir şekilde 7 sini Oscar almışdı..Her şey Oscar’ın istediği gibi gitmeye başlamıştı ama her ne olduysa son 3 raunda girilirken oldu..Oscar’ın köşesi aynen bu şekilde agresif ve atak bir şekilde maça devam etmesini söylese de Oscar inanılmaz bir şekilde ringde sürekli kaçak pozisyonda döğüşmeye başlamıştı..Herkes ağzı açık bir şekilde hayretle seyretmeye başlamıştı maçı..İlk 9 raundda karşılaşmayı domine eden Oscar nerdeyse hiç yumruk atmıyordu artık..İlk izlediğimde acaba bir sakatlığı var ve bu yüzden maçı idare edip kazanma yoluna mı gidiyor diye aklıma gelmişdi ama sakatlığının olmadığını sonradan öğrendim..Oscar savaşcı ruhlu Meksika kökenlerine ihanet edercesine ringde kaçmaya başlamıştı.Amacı önde götürdüğünü bildiği maçı idare edip sayıyla kazanmakdı..Fakat hem seyirciler hayal kırıklığına uğramaya başlamıştı hem de o ana kadar Oscar karşısında ezilen Trinidad cesarete gelmiş ve sürekli Oscar’ı kovalamaya başlamış ve ard ardına da isabetli yumruklar çıkarmaya başlamıştı..Oscar ise bir defa motoru soğuttuğu için artık istese de ritmini yakalayamayacakdı.Maçdan sonra Oscar’ın açıklamaları beni çok şaşırtmıştı..’’Hayatımda bugunkü son 3 raundda olduğu şekilde döğüşmedim ve bundan sonra da döğüşmeyeceğim resmen ayaklarım titremeye başlamıştı heyecandan ve hayatımın en büyük yanlışını son 3 raundda kaçarak yaptım,kesinlikle hayatımın en büyük yanlışıydı ‘’ Gerçi köşesi her ne kadar yine de agresif döğüşmesini istese de sürekli raund aralarında maçı önde götürüyoruz Oscar öndeyiz aldık maçı diyerek Oscar’ın bilinçaltına son 3 raundda idare edersem maçı kazanırım düşüncesini yerleştirmişlerdi.Son iki raundda ise köşesi de idare etmesini ve risk almamasını söylemişti..Oscar maçdan sonra ‘’İnsanları suçlayabilirsiniz köşenizi ve antrenörünüzü suçlayabilirsiniz bu son 3 raund için ama ringde sadece kendiniz varsınız ve her şey yine sonuçda sizde bitiyor’’ diyerek asıl hatanın kendisinde olduğunu vurgulamışdı..Bu son 3 raund Oscar’ın bir çok hayranını kaybetmesine sebep olmuş ve o sarsılmaz boks idolü figürünün de ilk kez sarsılmasına yol açmışdı..Trinidad köşesi ise ‘’Hadi Tito bu adam resmen bitti baksana senden kaçıyor bitti o bitti’’ diyerek Felix’e cesaret veriyordu..Sonunda karşılaşma bitmişdi ve ilk 9 raundda maçı çok rahat sayıyla kazanacak gibi duran Oscar karşılaşmayı riske atmışdı ve sayılar hemen hemen denk hale gelmişdi..Herkes büyük bir heyecanla sonuçları bekliyordu..Aslında karşılaşmanın kaderi kendi ellerinde olan Oscar bu avantajını kendi ellerinden alıp resmen hakemlerin ellerine ve vicdanlarına bırakmışdı..İlk açıklanan karar hakemlerden Glan Hmada’nın kiydi ve 114-114 berabere vermişdi..Bu karardan sonra maçı kesin kazandığını düşünen Oscar ve köşesinin suratları asılmış ve endişeli bir bekleyişe geçmişlerdi..Bob Logist 115-114 Jerry Roath ise 115-113 ile karşılaşmayı Trinidad’a vermişlerdi ve Mandalay Bay’de Porto Riko’luların çığlıkları duyuluyoru..Evet altın çocuk çok büyük bir strateji hatası ile maçı kaybetmişdi..

Aslında maçın son 3 raundunu kaybetse bile Oscar’ın en kötü ihtimalle berabere kalması gerekiyordu.Hatta maçı kazanması gerekiyordu..Yani son 3 raundu Tito’nun kazanması bile yetmiyordu Porto Riko’lu boksöre..Fakat Oscar o kadar büyük bir hata yapmıştı ki suçlanması gereken hakemlerken bu okları kendisine yöneltmişdi..Hani futbolda çok kötü oynar bir takım ve hakem 2 penaltsısnı çalmasa bile sesini çıkaramaz kulup yöneticileri çünkü takım hayal kırıklığı yaratmıştır aynen bunun gibi bir durumdu Oscar’ınki…Benim şahsi düşüncem her ne kadar son 3 raundda kaçsa ve tek bir yumruk atmasa da Oscar’ın maçı kazanması gerektiği yönündedir..Sonuçda boks maçları raund raund değerlendirilir ve ilk 9 raunddaki üstünlüğüyle Oscar’ın maçı kazanması gerekirdi.Genel toplama bakıldığında Oscar tam 124 tane fazla yumruk isabet ettirmişdi Trinidad’a ama hakemler maçı Tito’ya vermişlerdi..Hakemlerin bu kararından sonra Oscar küfürler savurarak soyunma odasına gitmiş ve ağlamışdı..Bu hakemlere boks dersi vermek gerekiyor diye de söyleniyordu..Hakemlere boks dersi verilmedi elbette ama Oscar De La Hoya hayatının boks dersini almışdı..Bundan sonra hiçbir maçında Tito maçının son 3 raundunda olduğu gibi döğüşmeyecekdi..

Trinidad’ın menejeri akbaba Don King’di..Karşılaşma sonrasında bir çok dedikodular yayıldı Don King’in karşılaşmanın hakemlerinden birini satın aldığı yolunda..Skor kartlara bakıldığında aslında bu söylentilerin hiç de boş olmadığına ben ve bir çok bokssever de inanmışdı aslında…Tüm dünya ilk 9 raundu Oscar’ın son 3 raundu ise Trinidad’ın aldığını ayan beyan görmüşdü..Hakemlerden Jerry Roath inanılmaz bir şekilde ilk 4 raundun 3 ünü Trinidad’a vermişdi,Bob Logist’in verdiği karar ise inanılmazın da ötesindeydi son raundu tek bir yumruk dahi atmamasına rağmen Oscar’a vermişdi ki amacı da şike olduğunu çaktırmamak için yakın bir döğüş olduğu imajını yaratmakdı..Boksde en çok iğrendiğim durum olan hakem oyunları Oscar’a yüzyılın maçını kaybettirmişdi ama bunda kendisinin de hatası vardı çünkü hakemlere son 3 raundda kaçarak o kozu vermişdi..Kendi elinde hakemleri de yenme şansı varken bunu kendi elleriyle tepmişdi..Oscar ile yapılan son röportajlardan birinde 10 yıl önceye dönsen Trinidad maçında nasıl döğüşürdün diye sorulduğunda aynen şöyle diyor Oscar’’Eğer bir kez daha o maçda olsam sonuna kadar öldüresiye döğüşürdüm,o gün kendime çok güveniyordum ,istediğim her şeyi yapabileceğimi düşünüyordum ve hata yaptım hem de hayatımın en büyük hatası’’ Tecrübe dedikleri işde bu şekilde yaşayarak öğreniliyor tıpkı Oscar’ın bu karşılaşmadaki hatasından ders çıkarması gibi…

3 yorum:

Adsız dedi ki...

Boks hatayı kaldırmayan bi spor Dela Hoya'ya hic yakışmamıştı o son 3 raund oylesine büyük tecrübeye,Bence esas mucadele hopkins tito arasındaydı:)REDVİDİGAL

Özgünhan dedi ki...

Unutulmaz bir müsabaka olmuştu. Oscar'ın son 3 raunttaki hayretler edilesi duruşuna rağmen yinede kazanması gerekiyordu. Profesyonel boks maalesef böyle kirliliklere daha çok yer verecektir. Boks nostaljilerin daha sık olması dileğiyle. Okurken büyük keyif aldım.

Adsız dedi ki...

oscar de la hoya bence fazla abartılan bir boksördü zaten..

LinkWithin

Related Posts with Thumbnails